Gerçek gazetecileri baskı durduramaz

Gazeteci Ruhat Mengi, aslında bir kimya mühendisi. Eğitimine ODTÜ'de başlayıp İngiltere Manchester Üniversitesi'nde tamamladı. Bir süre ...

Gerçek gazetecileri baskı durduramaz
22 Temmuz 2021 - 05:54

Gazeteci Ruhat Mengi, aslında bir kimya mühendisi. Eğitimine ODTÜ'de başlayıp İngiltere Manchester Üniversitesi'nde tamamladı. Bir süre mühendislik yaptıktan sonra yapmak istediği asıl mesleğe yöneldi: Gazetecilik. Mesleğe Gölge Adam'da başladı. Ona mesleği öğreten ise efsane gazeteci Ertuğrul Akbay oldu.

İşinde o kadar başarılıydı ki kısa sürede köşe yazarlığı yapmaya başladı. Ardından da televizyon programları geldi. Gazetedeki yazıları, TV'deki programları ‘siyasi baskılarla' kesildi. Ancak mesleğine olan tutkusundan da üretmekten de hiç vazgeçmedi. Türk medyasının önemli isimlerinden Ruhat Mengi, SÖZCÜ ailesine katıldı. Ruhat Mengi ile memleketin hal-i pürmelalini konuştuk.




HİÇ BIKMADAN, İNATLA ÜRETİYOR Bildiğini yazmakta ısrar eden ‘inatçı' bir gazeteci olarak tanınan Ruhat Mengi, siyasi baskılar nedeniyle kesintiye uğrayan mesleğinde hiç bıkmadan üretmeye devam ediyor.

HEPİMİZ SARSILDIK

Bu aralar kime “Nasılsınız” diye sorsak “Türkiye gibiyim” yanıtını alıyoruz. Sizde durum nedir?



Son yıllara kadar hep moralimi bozmamaya, topluma da ümit aşılamaya çalıştım. Ama maalesef hemen her konuda yozlaşma, siyasi karmaşa, kamplaşma, yoksulluk, haksızlık, başta bağımsız gazete ve TV'ler olmak üzere tüm kurumlara baskı öyle boyutlara ulaştı ki en sağlam duranımız bile sarsıldı. Hepimiz ayakta kalabilmek için sabır sınırlarımızı zorlamak zorunda kaldık. Bu nedenle “Türkiye gibiyim” cevabında büyük haklılık payı var.

ŞİDDET MAĞDURLARININ SESİ OLDU Ruhat Mengi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın feshettiği İstanbul Sözleşmesi'ne sahip çıkmak için düzenlenen eylemlere katıldı. Şiddet mağduru kadın ve çocukların sesi oldu.

DUVARA TOSLAYACAK



Gazetecilik adına nasıl bir sınav veriliyor?

Medyanın belli bir kesimi iyi sınav verdi, bir kısmı ise neredeyse topluma şiddet pompaladı. Birilerine yaranmak için kalem veya ekran kullanılarak, saldırganlık yapılması, hakaret edilmesi hiç bu kadar yaygınlaşmamıştı. Siyasi kamplaşma medyada hiçbir dönemde olmadığı kadar arttı. Aslında son 10 yıldır benzerine az ülkede rastlanır bir bölünme zaten vardı ama en azından topluma, demokrasi ve insan haklarına (hatta tüm canlıların yaşam haklarına) saygı az da olsa korunuyordu. Şimdi siyasette taraf tutma adına hiçbir etik değeri gözetmeyen, saldırarak, tehdit ederek yazan-konuşan,...



Kaynak Bağlantısı : {sitemane}


YORUMLAR

  • 0 Yorum

Verification: 98f002adbe4cbd8d